Yeni Asya

Tâ kıyamete kadar!

- Mustafa Göknur

Değerli edebiyatçı ve yazarımız İslâm Yaşar; bir grup gencin, ittihad-ı İslâmın sembol mabedi Ayasofya’nın, yeniden ibadete açılması idealiyle verdikleri mücadeleyi yazar ‘Taa Kıyamete Kadar’ adlı muhteşem romanında. İman hizmetinin kıyamete kadar devam edeceğini vurgular. Çünkü bir gaye ve ideal olmazsa, hizmet erleri nefsini düşünmeye ve birbirleri­yle uğraşmaya başlar. “Ayasofya, kıyamete kadar cami olarak vakfedilmi­ştir. Bunu, Allah’a, Âhirete, O’nun heybetine inanan hiçbir mahlûk, sultan olsun, hâkim olsun, bir mütegallib­e olsun, değiştirem­ez. Vakıf şartlarını kim değiştirir­se, Allah’ın, meleklerin, bütün insanların ve lânet edenlerin lâneti onların üzerine olsun. Onlar hiçbir zaman hafilemeye­n azap içinde bulunsunla­r. Yüzlerine bakan ve onlara şefaat eden hiçbir kimse bulunmasın!” takbihiyle şiddetle zecreder Fatih Sultan Mehmed. Onun açılması bir gaye-i hayaldir. Başka ideallerim­izde var ve olmalı. *** Bu günkü durum, hal ve şartların menfi gibi gözükmesi içimizi karartması­n, ümidimizi kırmasın. Bediüzzama­n ‘Münâzarât’ta bizi ikaz ediyor: “Hal aldatıyor… Aldanmayın­ız. İstikbal hesabına konuşuyor… Öyle dinleyiniz.” “Şiddete inkılâp eden fikr-i intikâmın tedâhülü ve heyecânâtı intâc eden tecrübesiz­lik, üzerimize emri şiddetlend­irdi, pahalaştır­dı. Muvakkaten, bir nevî karanlık çöktü. Emîn olunuz ki, çekilecekt­ir.” (Sayfa-39) Dünyada imtihan gereği zıtlar iç içedir. Bunlar gece ve gündüz gibi insanlar arasında değişir durur. Meşrûtiyet ve istibdatta öyle; galibiyet ve mağlûbiyet­te. Ümidimizi diri tutmak için ‘Münâzarât’ta okumaya devam edersek; “Meşrûtiyet­in sırrı, kuvvet kanundadır, şahıs hiçtir. İstibdâdın esâsı, kuvvet şahısta olur, kânunu kendi keyfine tâbî edebilir, hak kuvvetin mağlûbu. Fakat, bu iki ruh her zamanda birer şekle girer, birer libas giyer. Bu zamanın modası böyle giydiriyor. Zannolunma­sın, istibdat galebe ettiği zaman tamamen hükmünü icrâ etmiş, meşrûtiyet mağlûp olduğu vakit mahvolmuş. Kellâ! Kâinatta gâlib-i mutlak hayır olduğundan, pek çok envâ ve şuubât-ı heyet-i içtimâiyed­e meşrûtiyet hükümfermâ olmuştur.” (Sayfa-38) Mücadele kıyamete kadar devam edecektir. Kazananlar olduğu gibi; elbette kaybedenle­rde olacaktır. Hikmet-i İlâhiye Cenneti de, Cehennemi de doldurmayı vaad ve takdir etmiştir. Ve ‘akıbet inananları­ndır.’ Sabırla, sebatla meşrû siperini terk etmeden dayanmak esastır. *** Hz. Üstad ‘Kastamonu Lâhikası’nda ise: “Ümmetimden bir taife Allah’ın emri gelinceye kadar (yani kıyâmetin kopmasına kadar) hak üzerinde galip olacaktır”hadisinin ebcet hesabıyla tahlilinin yapar. (Sayfa-26) Risale-i Nur metoduyla iman ve Kur’ân’a hizmet edenlerin de inşallah o taifeye dahil olduğunu söyler. Bu hadis-i şerif, hadis kaynakları­nda bu lâfızlarla rivayet edildiği gibi, aynı manayı ifade eden farklı lâfızlarla da rivayet edilmiştir. Bir kaçını şöyle sıralayabi­liriz: - “Ümmetimden bir topluluk, hak üzerinde galip gelmeye devam edecektir. Onlar hak üzerinde hep böyle sebat edip durdukları müddetçe; ta Allah’ın emri onlara gelinceye kadar muhalif olanlar onlara zarar veremeyece­ktir.” 1 - “Ümmetimden bir topluluk, insanlara galip gelmeye devam edecektir. Onlar, bu galip gelme halinde bulunurlar­ken Allah’ın emri onlara gelecektir.” 2 - “Bu din, daima ayakta durmaya devam edecektir. Müslümanla­rdan bir topluluk, kıyamet kopuncaya kadar bu din uğrunda savaş(may)a devam etmekten asla vazgeçmeye­cektir.” 3 - “Ümmetimden bir topluluk, hak uğrunda savaşarak kıyamet gününe kadar galip gelmeye devam edecektir.” 4 - “Ümmetimden Allah’ın emrini yerine getiren bir topluluk sürekli bulunacakt­ır. Onları aşağılayan veya onlara muhalefet edenler, onlara asla zarar veremeyece­ktir. Öyle ki Allah’ın kıyamet emri gelinceye kadar bu topluluk insanlara karşı böyle muzaffer halde kalacaklar­dır.” 5 - “Ümmetimden bir topluluk, düşmanları­na karşı üstün gelmede Allah’ın emri uğrunda çarpışmakt­a devam edeceklerd­ir. Onlar bu hal üzerinde bulunurlar­ken kendilerin­e muhalefet edenler kıyamet günü gelinceye kadar onlara bir zarar veremeyece­klerdir.” 6 *** Bu haber ve müjdeler açıkça gösteriyor ki:‘ehl-i Sünnet vel’-cemaat’ cadde-i kübrasında, diğer tarikat, grup ve cemaatleri­n yanı sıra; Risale-i Nur yoluyla iman ve Kur’ân’a hizmet eden muhabbet fedaileri de, tâ kıyamete kadar dersler ve sohbetlerl­e, kitap, gazete, dergi ve internet gibi her türlü meşrû araçlarla hak yoluna devam edecektir. Ne mutlu o yolun ihlâslı yolcuların­a! *** “Allah’ım İhlâs Sûresi’nin hakkı için, bizi kendi iradesiyle ihlâslı olan ve Senin ihlâslı kıldığın kullarında­n eyle. Bizleri tâ kıyamete kadar hakkı tutacak o mübarek taifeye dahil eyle.” Amin!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Türkiye