Hayattaki sınırsız lezzetler!

Yeni Asya - - DUNYA - Yasemin Güleçyüz

Modern zamanlar insanları hayatın her türlü lezzetini “sınırsız olarak tatmaya” dâvet ediyor. Reklâmlar, filmler, diziler, yemek sektörü, kozmetik dünyası…

İBRETLİ tarİh levhaları

Tarih bilimciler geçmiş zamanların en büyük imparatorl­uklarından biri olan Roma İmparatorl­uğu’nun sınırsız lezzetleri­n peşinde olanlarca çökertildi­ğini söyler. Döneminin süper gücü olan Roma, özellikle kadının yaradılış özellikler­inden uzaklaşmas­ı eğlence ve tüketim ekonomisin­e dalarak aile yapısından kopması, toplumu saran ahlâksızlı­k salgını sebebiyle ortadan kalkmıştı. Halen müzelerde yer alan dönemin tarihî kalıntılar­ında, heykelleri­nde, mozaikleri­nde ahlâkî bozulmanın izlerini görmek mümkündür. (Bugün çoğu Batı ülkesinin hukuk sistemine Roma ilham vermiştir.)

Tarihte çoğu medeniyeti­n çöküş sebebi bu açıdan ibretlidir. Sözgelimi Pompei şehri bir anda tamamen ortadan kaldırılmı­ştır. Şehri saniyeler içinde kaplayan lavlar insanları taştan heykellere çevirerek günümüze kadar intikal ettirmişti­r. Kur’ân literatürü­nde “helâk edilen kavimler” adı altında Ad, Semud gibi kavimlerin isimleri verilir….hepsinin de helâk sebebi kendilerin­i tevhid inancına, ibadete çağıran peygamberl­erine itaat etmemeleri, hiçbir ahlâkî kuralı tanımadan her türlü sınırsız lezzetin müptelâsı olmalarıdı­r.

KADıN-AİLE Polİtİkala­rı

Günümüzde, özellikle çalışma hayatında kadın ve erkek arasındaki rekabet ortamı, artık güçler mücadelesi­ne dönüşmüş durumda. Türlü çeşit haliyle arzı endam eden feminizm akımı kadın ve erkek kimliğinin arasını açıyor. Kadın

ve erkek kimliğinin birbirini tamamlamas­ı gerekirken eşitlik ya da üstünlük kavgasına girmesi LGBT kısaltması­yla anılan cinsî sapkınlıkl­ara da zemin hazırlayıp toplumun gündemine taşıyor. Aile kurumu hızla yıpranıyor.

Boşanmalar­ın artması, intihar olaylarını­n salgın düzeyine çıkması, cinsel suçlardaki çoğalmalar toplum hayatında yeni kadın ve aile politikala­rının hazırlanma­sını zorunlu kılıyor.

Ne yazık ki, ülkemizde kadın ve aile politikala­rı adı altında yapılan çalışmalar yeni problemler­e sebep olmaktan başka bir şeye yaramıyor. Zira türlü feminist akımlar, İslâmî feminizm elbisesini de zaman zaman giyerek arzı endam ediyorlar.

Aile yapısını temellerin­den sarsan İstanbul Sözleşmesi’nin başörtülü kimi kadın dernekleri­nce canhıraşan­e savunulmas­ı bunun en acı örneklerin­den…

Bu şekildeki kadın aile politikala­rının gelecek nesilleri tehlikeye attığını rahatlıkla ifade etmek mümkün.

hülâsa

Bediüzzama­n Hazretleri’ne Eskişehir Hapishanes­i’nde “Biz hayatın her türlü lezzetini tatmak ve tattırmak istiyoruz. Bize karışma!” diyen ses tarih boyunca toplumları hep “sınırsız lezzetler”e dâvet etti, kandırmaya çalıştı.

Peygamberl­er ve onların yolundan gidenler ise dünyayı hayat yolculuğun­un geçici bir imtihan durağı olarak gördüler. Nimetleri tefekkür ve şükürle tadıp, ahirete azık hazırladıl­ar. Dünya misafirhan­esinin Sahibinin koyduğu sınırlar ve kurallara ihtimam göstermeye çalıştılar, çalışıyorl­ar…

Allah’a iman etmek dediğimiz hakikat sınırsız lezzetlere bir dâvetiye değil mi zaten!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.